18 Şubat 2012 Cumartesi

AÇLIK , ŞÜKÜR VE DEPREM


Daha önce olduğu gibi insanlar yine mutsuz, yine huzursuz.Herzaman eskiye duyulan özlem,aşk bağlılık daha da artmakta.Eski bayramlar,ilkokul arkadaşları,eski dostlar,ölen dedeler teyzeler amcalar.İnsanın mutsuz olmak için bahane aramasına gerek yok aslında.

Kimi insan toplumun genel düzenine kızar ; asosyal toplumuz der ve hayatında iki kıytırık sosyal etkinliği saymazsak tv karşısından ayrılmaz.Kimisi sevgililer gününe kızar.Kimisi sevgilisi olmadığına kızar.Bazılarıda huzuru olduğundan niye mutsuz olacak bişey yok diye bahanesi olmadığından durumuna üzülür;selam verene kızar.

Afrikada yaşayan açlık ve ölüm ile burun buruna hayatı yaşayanlardan tutunda ,afganistanda taliban ile nato kuvvetleri arasına sıkışan insanlara dünya üzerinde o kadar çaresiz insan var.Kimisi düşmanı tarafından özgürleştirilmeye(?) çalışılırken,kimisi kabile savaşlarının arasında ''ya ölecek ya katil olacak '' kaderi ile karşı karşıya geliyor.
İkinci Dünya savaşı sıralarında ülkemizde yaşanan kıtlığın boyutları o kadar çokmuşki insanlar buldukları bütün yeşil otlardan yemek zorunda kalıyorlarmış.Bu otlar şimdi bildiğimiz ve severek yediğimiz ıspanak ,marul,pezik ,maydonoz gibi otlarda değil.Yabani otlardan tutunda yoncaya kadar insanlar çaresizlikten bu otlara şükretmişler.(Yonca karın ağrıtsada yinede yiyorlarmış.)Savaşa girmediğimiz halde böyle zor dönemden geçerken birde girseydik ne olurdu bilemiyoruz tabi.İnsanların evlerinden devlet için aldıkları erzakların denizlere döküldüğü , hangarlarda çürüdüğünüde tarih sayfaları kaydetmiştir.Tabi kimseyi yargılamıyorum.Asıl yargıya ilahi adalet yön verecektir.

Vanda yaşanan  depremin ardından iletişimin 99 depreminden bu yana ne derece değiştiğini sanırım herkes gördü.Büyüklük açısından 99 Kocaeli -Düzce depremlerine nazaran çok fark olsada yapıların ne kadar çürük olduğunuda test ettik adeta.Bu test aslında şu an bile yapmakta olduğumuz test.Rus ruleti bile bu test karşısında mantıklı kalıyor.Depremin dünya üzerinde olmayacağı yer yok.Ama rus ruleti oynarken 6 da bir ihtimal mermi yatağındadır.Bu aslında ne kadar vurdum duymaz yaşadığımızıda gösteriyor.
Vanda yaşanan deprem insanlara şükretmesi gerektiğinide göstersede aslında Yüce Allah tarafından kendine çeki düzen ver,Evini barkını sağlam yap diyor.Sağlamlık olması için yerinde sağlam olması gerekiyor. Türkiyede 99 depreminden önce binaların yapımında jeoloji mühendisinin esamesi okunmuyormuş.) Bir bakıma bilgiye önem vermemiz isteniyor.Bilgiye önem toplumlara bakınız deprem sonunda suçu haşa Allaha atmıyorlar.Depremede atmıyorlar.Çünkü deprem öldürmüyor aslında.Bilinçsiz bilgisiz inşa öldürüyor insanı.Bunu ne zaman göreceğiz anlayacağız bilemiyorum.Yöneticilerimiz görseler bile  insanlarımızda görmeli çürük bina almak yerine müstakil ev yaptırmalı daha küçük daha merkezi olmasada.
Türkiyedeki depremler


 













(Fotoğraflar Pulitzer ödüllü Kevin Carter , ikinci fotoğrafın sahibini bulamadım.)


1 yorum:

  1. Biz söyleyen değil söylenen bir toplumuz maalesef... ve herşey bizim dışımızda kalıyor...hep başkaları suçlu, hep başkaları özensiz, başkaları düşüncesiz... önce kendi evimizi ve önünü süpürelim... biz ne yaptık ki tüm bunlar için... söylenen değil söyleyen olalım... önce kendimize...sonra dinlemesini de bilen herkese...sevgiler ve iyi pazarlar...

    YanıtlaSil