4 Ocak 2012 Çarşamba

kaybetmekte güzel


boksör düşer ve kalkacak halinin olmadığını bile düşünemez bir an için.beyni kaslarına ısrarla kalk emri verir vermesine ama emre itaatsizlik söz konusudur.bitkin ve yorgundur.yanında usul usul ve kalın bir sesle sayı sayan hakem vardır.yedi altı beş...
o anda bütün arzuları bir an için kaybolmuştur.kalkabilse zaferi kazanacaığına zaten eminde değildir.o an öğrendiklerinin ve daha önceki kazanmışlıklarının değeride yoktur.zaten burnundan gelen kanda nefesini zor almasına sebeb olur ama elini burnuna bile götüremez kanar durur. iri yarıdan ziyade göbekli olan hakem tek elini kullanarak saymaktadır artık.üç... iki...
kaybetmek bazen tecrübe için bile olsa güzeldir.kazanmayı ,kazancı,kazananı zaten herkez çok sever.önemli olan kaybettiğinde aldığın derstir.bu dersi ancak hayat okulu verebilir zaten.birinin nakavtı diğerlnin belkide altın kemeridir.doğanın dengesidir bu.

en sonunda hakem bir der ve ders biter.yerde yatan boksörün yanına yaşlı antranörü ve doktorun hızır acil edasıyla gelmesiyle boksör sevinir bir bakıma ve isteyerek olmasada uykuyla karışık bayılıverir.
Artık huzuru aramak için kimseye hesap vermek zorunda değildir.yenilmiştir sadece...

1 yorum:

  1. "artık huzur aramak için kimseye hesap vermek zorunda değildir" .... güzel laf...huzur aramak için hesap vermek...yani günah çıkarıp rahatlamak gibi mi? bilmem... kaybetmek.. evet... o olmasa kazanmaların tadı da olmaz ki zaten... birde...kaybedince... en kötüyü daha kolay göze almazmı insan... Daha cesur olur hayata karşı duruşu... sevgiyle :))

    YanıtlaSil